Sabır ve Sebat

2 gündür hava çok serin ve durmadan yağmur yağıyor.
Avrupanın en çok yağış alan şehri ünvanını kaptırmaya niyeti yok Amsterdam'ın.
En serin ve en ıslak doğum günümü geçiriyorum.
Yaz çocuğuyum güneşsiz yapamam'lardan böyle de güzel, serinlik daha rahat'lara geldim.
İnsan bu, alışıyor. Uyum sağlıyor.

Yine de içimde huzursuz bir parça kıpırdanıyor.
"Amma yağdı" diyor Levent.
"Onlar yağmur değil, benim gözyaşlarım" diyorum yarı şaka yarı gergin.
Gülüp geçsin mi ciddiye mi alsın bilemiyor, şaşkınca bana bakıyor.
"Böyle temmuz mu olur yahu! Şimdi deniz, kum, güneş zamanı" diyorum.

Bir haftadır çocukların okulunun tatil olması, Leventin yeni işinin yoğunluğu derken.. fiziksel olarak sınırlarım zorlanıyor. Bir de ruhen doyduklarıma da uzak kalmanın tatsızlığı eklenince "bir mızıkçılık hali" kıpırdıyor içimde. Bütün zorlanmalarım görülsün, zor olduğu onaylansın, mümkünse dünya aleme haberi gitsin isteyen bir mızıkçılık.

Soruyorum nedir gönlünden geçen, anlat diyorum mızıkçıya.

"Sabredemiyorum" diyor. "Okumak istediğim kitaplar var, aklım onlarda.. Merak ettiklerim var, okurken, öğrenirken keyif aldıklarım. Ayrı kaldım onlardan. Akşam olup çocuklar yatınca hiç bir şeye halim, enerjim kalmıyor. Sonra yine sabah oluyor, yine aynı gün yeniden başlıyor. Hem hava da bunun üstüne tuz biber oluyor."

Sabır! Bu kelimeyi duyunca ipin ucunu buluyorum sanki. Bir söz geliyor aklıma :
"Sabır, bekleme becerisi değil, beklerken takındığınız (olumlu) tavırdır"

İzleri takip etmeye devam ediyorum. Merak edip sözlüğü bakıyorum.

Sabır (Tdk)

1. Acı, yoksulluk, haksızlık vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç.

Tam da bu değil aradığım. "Ses çıkarmadan beklemek", tam yerini bulmuyor içimde.

2. Olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme.

Telaşsızlık evet, ama yine sadece beklemek tam karşılamıyor aradığımı.

Aradığımı ekşi sözlükte buluyorum.

Sabır : pasif bir erdemdir. bunu etkin hale getirmek için sebat göstermek gerekir. /Yazar : Scuba)

Sebat (Tdk) : Sözünden veya kararlarından dönmeme, bir işi sonuna değin sürdürme, direşme.

Sabır ve sebat. Bu dönemin geçici olduğunu hatırlamak, sabretmek; sabrederken de sebat göstererek hayallerimle, vizyonumla, anlam bulduklarımla bağlantımı sürdürmek. Bu nasıl gelir sana mızıkçı diyorum, varım diyor :) Kalpten bağlantı kurulunca, anlaşıldığını hissedip ortalardan kayboluyor. Anlam bulduklarımla bağlantımın süreceğine emin olmak istemiş belli ki.

Sonra Levent'e dönüyorum, ve ihtiyacımla tam bağlantıda olduğum bir yerden (hayır'a açık ve suçlamadan ari olduğuma emin olduğumda) ricamı paylaşıyorum :

"Yoruldum..zorlanmalarımın görülmesine ve onaylanmasına ihtiyacım var.. üstelik bu durum sonsuza kadar sürecekmiş gibi bir umutsuzluğa kapıldım, bu da tadımı iyice kaçırıyor.. beni gergin, suskun, aksi görürsen iki çocukla, havalar da kötüyken tek başına ilgilenmenin zor olduğunu, zorlandığımı gördüğünü ve bu dönemin geçici olduğunu bana hatırlatabilir misin?" diyorum.

Yine yoruluyorum. Yine zorlanıyorum. Yine yağmurlu geçiyor gün.
Ama bu kez suçluluk, utanç ya da öfke tuzağına düşmemeye şükranla.

Yorumlar