Empati - Doğal yeteneğimiz
Dalai Lama : "Sevgi ve şefkat ihtiyaçtır, lüks değil. Bunlar olmadan insanoğlu ayakta kalamaz"
Dr. Reiss : "beynimiz empati için donatılmıştır. İnsanlığın gelişimi boyunca ortak amaç ve işbirliği sayesinde hayatta kaldık"
Helen Riess ve bir öğrencisi, insanların arasında empati bağı olduğunda kalp atışı gibi fizyolojik değerlerinde uyumlanma olup olmadığını merak ediyorlar. Hasta ve doktor eşleştirmeleri yapıyorlar. Dr. Riess hayatının diğer alanlarında oldukça başarılı olan bir kadınla çalışıyor, kilo verme konusunda. Sonuçlara bakınca Dr. Reiss çok şaşırıyor. Görüştüğü kadın dışardan kendine son derece güvenen, sakin görünse de kalp atımlarında yüksek derecede anksiyete yaşadığını görüyorlar. Sonuçları kendisiyle paylaşınca, kadın hiç şaşırmadığını, bununla her gün mücadele ettiğini ve kimsenin bunu halini farketmediğini söylüyor. Dr. Riess görüşmenin görüntülerini tekrar izlediğinde değerlerinin fırladığı yerlerde bazı ipuçları yakalıyor. Örneğin tam bu noktalarda saçını geri doğru attığını, yere baktığını ya da ses tonunun değiştiğini farkediyor. Sonraki çalışmalarda bu küçük ipuçlarına daha fazla dikkat vermeye başlıyor Dr.Riess. Çalışmanın devamında çalışmaya katılan kadın kendi isteğiyle hayatında ilk defa egzersiz yapmaya başlıyor ve kilosunu yine kendi isteğiyle kontrol edebiliyor.
Başka bir çalışmada ise empati konusuna dikkat veren doktorların hastalarının diğer doktorların hastalara göre anlaşılma, ilgi, şefkat konusunda çok daha yüksek bir oranda ihtiyaçlarının karşılandığını buluyorlar.
Dr. Reiss Empati konusundaki tecrübelerinden yola çıkarak "Empati" yi şöyle özetlemiş:
Eye gaze : Göz kontağı, göz göze gelmek. Hani bir deyim vardır "
gözünün içine bakmak" , çok özenmek, ilgilenmek anlamında.
Göz kontağı bebekliğimizden itibaren annemizle ve diğer tüm insanlarla bağlantımızın başlangıcıdır. En ilkel, kelimelerden, konuşmadan önce gelen bağlantı halidir.
Zulu kabilesinde selamlaşırken "seni gördüm" anlamında bir kelime kullanılır.
Muscles of facial expression : Yüzümüzdeki mimikler ve ifadeler.
Yüz ifadelerini okumaya sadece hayatta kalmak için değil ve türümüzün devamı için de ihtiyaç duyarız. Zehirli bir yiyeceği yiyen birinin yüzündeki iğrenme ifadesine bakıp bunun zararlı olduğunu anlayıp yememeye karar veririz. Ya da tehlikeli bir anda yüz dehşet ifade eden yüz ifademiz karşımızdakinin kenara çekilip kurtulmasına yardım eder.
Posture : Göz kontağı ve yüz ifadesi gibi bir insanın duruşundan da içinde olduğu duyguları, yaşadığı stres ya da rahatlık hallerini okuyabiliriz.
Affect : Duygunun dışavurumu olarak tanımlamış bunu Dr.Reiss. Karşımdakini dinlerken acaba X üzgün mü, ya da kızgın mı diye sorduğumda dinleme şeklimin nasıl da değişebileceğine bakabilirim.
Tone of voice : Ses tonu. Ağlamak üzere olan birinin sesindeki çatallanma, kızmaya başlayan birinin sesindeki sertleşme gibi ses tonu bize karşı tarafın nasıl bir duygu durumda olduğunun ipucunu verir.
Beynimizin kaç-saldır (flight and fight) tepkilerinden sorumlu böglesi aynı zamanda ses tonu ve yüz ifadelerindende sorumlu. Bu sebeple duygusal olarak aktif olduğumuzda ses tonumuz ve yüz ifademiz adeta içimizde ne olduğunun
kendiliğinden sızdığı yerler olur. Tabi ki kişiden kişiye bu sızmanın boyutu değişir ve kişiye özeldir ancak dikkatimi verirsem bu ipuçlarına ulaşmam mümkün olabilir.
Hear the whole person : Dinlediğim kişinin kendi dünyasında onu anlamaya çalışmak. Onu tam olarak duyana kadar merakımı açık tutup yargılamadan dinleyebilmek.
Your response : Başkalarının yaşadığı duyguları anlayabiliriz, hayal edebiliriz, çünkü kişisel renkleri değişse de duygular ortaktır.

Yorumlar
Yorum Gönder